Erzurum Gazeteciler Cemiyeti (EGC) Başkanı Mehmet Musa Çakır, türkücü Nihat Doğan’ın Erzurumlu ünlü vaiz Naim Gölleroğlu (Naim Hoca) hakkında sarf ettiği "Küfürbaz Hoca" ifadesine sert tepki gösterdi. Çakır, "Nihat Doğan, akla ve mantığa uygun olmayan deli saçmalarına ve zırvalarına bir yenisini daha eklemiştir. Bu şehrin değerlerine kimse hakaret boyutunda dil uzatamaz" dedi.
Erzurum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Musa Çakır, yaptığı yazılı açıklamada, kent halkı tarafından yakından tanınan ve sevilen merhum vaiz Naim Gölleroğlu’na yönelik ifadeleri nedeniyle Nihat Doğan'ı şiddetle kınadıklarını belirtti. Doğan’ın iddialarının asılsız olduğunu vurgulayan Çakır, "Nihat Doğan, kullanmasını bir türlü beceremediği o dilini önce tutmayı öğrenmeli, ardından başta Naim Hoca’nın ailesinden ve Erzurum’dan özür dilemelidir" ifadelerini kullandı.
'SÖZDE SANATÇI, ÇAPI KADAR KONUŞMALI'
Naim Gölleroğlu’nun sadece bir din görevlisi değil, kentin kimliğini ve özünü yansıtan bir kanaat önderi olduğunu ifade eden EGC Başkanı Çakır, şunları kaydetti:
"Erzurum’un toplumsal hafızasında özel bir yeri bulunan Naim Hoca’dan bahsederken çamurlaşmak hiç kimsenin haddine değildir. Hele Nihat Doğan’ın hiç haddine değildir. Yaşanmamış olan şeyleri yaşanmış gibi anlatmak; iftira, yalan ve dolan anlamına geleceği gibi, aynı zamanda merhumların hatıralarına da saygısızlık etmek demektir. Magazin medyasının sadece bir mizah aracı olarak kullandığı bu sözde sanatçıya, fikrinin, zikrinin ve ufkunun yetmeyeceği konularda yorum yapmayı bırakıp, bundan sonra çapı ve cirmi kadar konuşmasını tavsiye ediyoruz."
'HAYATTA OLMAYAN İNSANLARA İFTİRA ATMAK AHLAKSIZLIKTIR'
Erzurum'un bağrından sayısız münevver, aydın, şair ve din adamı yetiştiğini hatırlatan Çakır, açıklamasını şöyle tamamladı:
"Bir din adamından bahsederken ‘küfürbaz hoca’ tanımlamasını yapmak ne kadar yanlışsa, bir sanatçıdan bahsederken ‘soytarı sanatçı’ diye bir tanımlama yapmak da yanlış olur. Bu bakımdan ağızdan çıkanı kulak mutlaka duymalı ve herkes bu sorumluluğu taşıyabilmelidir. Naim Hoca gibi, İbrahim Erkal de canımız, değerimiz ve ciğerimizdir. Nihat Doğan’ın dile getirdiği o sözde diyaloglar ise, hepimiz biliyoruz ki, uydurmadır, yalandır ve iftiradır. Bu iftiraları hayatta olmayan insanlara atfetmekse, hem hatıralarına hürmetsizlik ve hem de en büyük ahlaksızlıktır."

